?

?

10 Haziran 2016 Cuma

Benim Zavallı Joe'm..

‘’ Biz Dünya’nın en gerizekalı iki insanıyız Jordan. ‘’
‘’ Hatalar ettik, çok dil döktüler arkamızdan. Yapma dediler, uyma dediler.. Yok, dinlemedik. Zayıftık. Zaaflarımız vardı. Kolayca mağlup olduk. ‘’
‘’ Birine karşı oynamıyorduysak, kim bizi mağlup etti Joe? ‘’
‘’ Biz kendimize mağlup olduk Hermond. Biz kendimize güvenemedik. Kendimizi bilemedik. Bile bile tuzağa gittik, atladık. Yandık, bittik, kül olduk Herr. Biz hatayı kendimiz ettik. ‘’
‘’ Bir dönüşü yok mu? ‘’
‘’ Var ama biz ona çok uzağız Hermond. Biz bir çözüme galaksilere olduğumuz kadar çok uzağız. ‘’
‘’ Çok acı çekeceğiz Joe, yine ezileceğiz. Öldürmekten beter edecekler bizi. Süründürecekler. ‘’
‘’ Ne diyebilirim ki, Herr. Hak etmedik mi sanki? ‘’
‘’ Biz suçlu değildik Joe, karıştırıyorsun. Biz saftık. ‘’
‘’ Bu da bir suç işte Herr. Doğa zayıfa acımaz. Doğa kim safmış diye bakmaz.. ‘’
‘’ Yapma Joe, kendi değerlerimizi mi ayaklar altına alacaksın? ‘’
‘’ … ‘’
‘’ Hayır, kendin ol Joe. Bugün almazsak, yarın daha kötü şekilde yaralanacağız. Bugün birkaç adım atmazsak, yarın adım atacak ayaklarımız bile olmayabilir. ‘’
‘’ Bu, zor olacak Herr. Bu, çok zor olacak. Belki beceremeyeceğiz.. ‘’
‘’ Ama deneyebiliriz. ‘’
‘’ Ya yine.. ‘’
‘’ Artık ihtimallere ayıracak vaktimiz kalmadı Joe. Umutların son demi de tükendi. Güneş battı adamım. Ay filan da doğmayacak. Artık,
Karanlıktayız Joe. Buna alışsan iyi edersin. ‘’
‘’ Bilmiyorum ki Herr. Kafam hala çok karışık. ‘’
‘’ Olacak Joe. Bu doğru yolda olduğunu gösterir. ‘’
‘’ Madenin dibine kadar gelmişken, geri dönmüş olmaktan korkuyorum ben Herr. Her şey için bu kadar acı çekmişken.. ‘’
‘’ Biz hiçbir madenin dibine bile yaklaşamadık Joe. Kaldı ki insanları maden olarak görmekten vazgeçmelisin. Bu materyalizm seni ruhsuz kılar. ‘’
‘’ Belki de.. Belki de artık tek isteğim odur Herr. Artık yalnızca ruhsuz kalmak istiyorumdur. ‘’
‘’ Bu seni insanlıktan çıkarır ama Joe. ‘’
‘’ Belki de bunu istiyorum. ‘’
‘’ Hayır, yalnızca kafan çok karışık. ‘’
‘’ Biliyorum Herr. Bu yere batasıca bir an bile aklımdan çıkıyor mu sanıyorsun? ‘’
‘’ Sakin olman gerekli, öncelikle, Joe. ‘’
‘’ … ‘’
‘’ Sakin olacak mısın Joe, başını hafifçe sallamanı istiyorum. ‘’
‘’ Peki Herr. Dediğin her şeyi yapacağım. ‘’
‘’ İnsan kendine dışarıdan bakamaz Joe. O, kendi aklı mutlakıyetine mahkûm bırakılmıştır. Gördüklerin, iki küçük gözün gördüğü açı kadardır. Duyduklarının yarısı yarımdır. Ve düşündüklerin asla bir nihayete ermez. ‘’
‘’ Aciziyetimi aşamayacağımı mı söylüyorsun sen Herr.. ‘’
‘’ Duyduklarının hep yarım olduğunu söylüyorum, o kadar Joe. Şimdi de gördüğün gibi, sen, beni yanlış anlamaya mahkûmsun. ‘’
‘’ … ‘’
‘’ Algıladıkların tümüyle birer sanrıdan ibaretti Joe. Ben, bir sanrıdan ibaretim. Benim söylediklerim, aslında senin kendi özünde duymak istediklerin. Benim duyduklarım da senin içindeki vahşi hayvanın çığlıkları. Seni bu ikilemden çıkarmak gerek Joe. Sen tam da burada bocalıyorsun. ‘’
‘’ Sen benim yarattığım bir karaktersen.. ‘’
‘’ Joe, sen hiçbir şeyi yaratamazsın aslına bakarsan. Ben yalnızca bir sanrıyım. Beni sana sunulmuş bir armağan olarak görmelisin. ‘’
‘’ Seni öyle görmeyeceğim Herr. Sen bir armağansan eğer, bu armağanı da ben düşünmüşüm demektir. Seni bir armağan olarak düşünmüş olduğumu düşündüğümü de göz önüne alırsak, ağzından dökülecekler, aslında benim ağzımdan dökülecekler olacaktır Hermond. Sen, tam anlamıyla bir faydasızsın.. ‘’
‘’ İçindeki hayvanı susturmaya, ya da yaşatmaya geldim Joe. Yalnızca kendini kollarıma bırakmalısın. ‘’
‘’ Buradan git Herr. Seni burada istemiyorum. Buradan derhal git. ‘’
‘’ Ama ben bunu gerçekleştiremem Joe. Ben buraya mahkûmum, unuttun mu? Beni ancak, sen, istersen kafandan atabilirsin. ‘’
‘’ Seni kafamdan atıyorum Herr. Sen şimdi bir sanrısın, bir an sonra ise unutulmuş kara bir anı.. Yok ol Herr. Yok ol Hermond..! ‘’
‘’ … ‘’
‘’ Yok ol! ‘’
‘’ … ‘’
‘’ Yok ol, Yok ol..! Hermond, yok ol! ‘’
‘’ Üzülmene gerek yok Joe. Bunu yapamayacağını ikimiz de biliyorduk. ‘’
‘’ Kapa çeneni Herr. Seni duymak istemiyorum, yok ol! ‘’
‘’ Ah, Joe. Benim zavallı Joe’m.. Keşke, keşke bir yolunu bulabilsem de gitsem. Ama yo hayır Joe, sen beni ‘aslında’ burada istiyorsun. O yüzden, gidemem.. ‘’
‘’ Tek bir şeyi öğrenmek istiyorum Hermond. Yalnızca kuru kara tek bir şeyi! Sen, benim iradem misin? Orada kalmanı istemesem, gerçekten toz olup gider misin? ‘’
‘’ Bunu zaten gördün Joe. ‘’
‘’ Kapa çeneni seni aşağılık beyin hırsızı. Çıkıp gitmeni istiyorum oradan. Hemen, beni yalnız bırakmanı..! ‘’
‘’ Bu olasılıksız Joe. Benden bunu isteyemezsin. Zira benden bunu istemeyi isteyemezsin. ‘’
‘’ Kapa çeneni. Bu laf salatalarına karnım tok benim.. Ben, ben sadece yalnız kalmak istiyorum. Seni dinlemeyi kesiyorum Herr, kapa çeneni! ‘’
‘’ … ‘’
‘’ Ne dedin Herr, kapa çeneni! ‘’
‘’ … ‘’
‘’ Hermond, seni ayasızların başı, sana çeneni kapamanı emrediyorum! Sen, benim zihnimde artık yoksun Hermond. Artık bir parçam değilsin. Seni, seni yok ettim Hermond. Seni mahvettim. ‘’
‘’ … ‘’
‘’ …! …! …! ‘’
‘’ … ‘’
‘’ …! Orada yoksun Herr. Bunu görebiliyorum. Seni boğup eski püskü bir çuvalın içine tıktım. Artık orada yoksun! Artık hiçbir yerdesin Hermond, artık hiçbir kimsesin.. ‘’
‘’ Ah Joe, benim zavallı Joe’m… ‘’
‘’ TANRI AŞKINA HERMOND! TANRI AŞKINA! Tanrı aşkına Hermond, LÜTFEN, TANRI AŞKINA ORADAN GİDER MİSİN? Ah, lütfen Hermond, TANRI AŞKINA! ‘’
‘’ Joe, benim zavallı Joe’m. İyi olacaksın. Seni, sadece sen iyi edebilirsin
Ve seni sen iyi edeceksin Joe.
Benim zavallı Joe’m… ‘’
‘’ TANRI AŞKINA Hermond! ‘’

‘’ Benim zavallı Joe’m.. ‘’

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder