?

?

12 Şubat 2016 Cuma

Kimus Kidariah ve Hazin Dakikaları

00.00
Kimus Kidariah iğrenç bir adamdı.
Biçimsiz suratı, kel kafası ve biranın alameti farikası bir göbeği vardı.
Tüm bunlarla iyice çiğnenmiş ama sindirilememiş iğrenç bir atığa benziyordu.

00.01
Kimus Kidariah yatağından kalktı. Kahverengi çarşaf, kalkarken ayaklarına dolandı, neredeyse yatağın yanına düşüveriyordu. Çarşafı ayaklarıyla sertçe çekiştirdi ve kenarları yatağın altına sıkıştırılmış çarşaf tamamen yataktan ayrıldı. Anlaşılan uzun süredir yıkanmamıştı zavallı çarşaf. Yatağın altında kalan yerleri hala beyazdı. Tıpkı yaz günlerinde kapalı kalan yerlerimizin daha açık renkte olması gibi…

01.37
Kimus Kidariah buz dolabının kapağını açtı.
Buz dolabının ışığı uzun süredir yanmıyordu. Önemli de değildi zaten. İçinde görmeniz gereken hiçbir şey yoktu, 6 tane bira şişesinden başka.
Bir şişeyi eline aldı. Boştu. Normal zamanlarda boş şişeler asla dolapta olmazdı. Evin diğer tüm yerlerinde olabilirdi ama dolapta asla. Klozetin yanında; koltuğun altında, yanında veya üstünde; bir zamanlar taşınabilir bir fırın olan ama şimdi salonda sehpa olarak kullanılan fırın/sehpa nın üstünde… Ama asla dolabın içinde olmazdı.

05.41
Kimus Kidariah evinden çıktı.
Dışarısı pek soğuk değildi, mart veya nisan ayının, kıştan sıkılıp bahar için dua ettiği günlerden birindeydi.
Sokakta servisin gelmesini bekleyen birkaç fabrika işçisinden başka kimse yoktu. Lanet dünya, güneşten önce kalkıpta bütün gün çalışan bu insanlar nedense dünyanın en yoksul insanlarındandı.

07.15
Kimus Kidariah griye boyanmış apartman kapısının önündeydi. Ne zaman olduğunu hatırlamıyordu ama 52 yıllık hayatının bir yerlerinde bir çocuğu olmuştu. Karen Kidariah.
Kapıyı çaldı.

08.27
Karen Kidariah 6 daireli bir apartmanda oturuyordu. Tek yaşadığından evde pek fazla ses yapmazdı. Komşuları da pek bir memnundu kızdan.
Ama o gün tuhaf tuhaf sesler duyuyorlardı. Bir yürüme sesi geliyor ardından tok bir çarpma sesi onun ardından kısa bir sessizlik oluyor daha sonra aynı düzen tekrardan başlıyordu.  Adımlar, çarpma, sessizlik, tekrar adımlar, tekrar çarpma…

08.35
Karen’ın kapısına ilk önce apartmanın en yaşlı teyzesi- meraklı onun için daha çok kullanılan bir sıfattı- geldi. Bir yandan zili çalıyor bir yandan da eliyle kapıya vuruyordu.

08.39
Düzenli hale gelen yürüme ve çarpma seslerine bir de kapı zili sesleri eklenince apartmanın birçok sakini Karen’ın kapısına toplandı. İlk önce çilingir çağırmaya karar verdiler sonradan polisi aramanın daha mantıklı olabileceğine karar verdiler.

09.10
Kimus Kidariah elleri kelepçeli halde polis arabasına bindirildi.
Polisler eve girdiklerinde genç kızı tamamen çıplak halde yerde yatarken buldular.
Tecavüz edilmişti.
Kızın babası olduğunu tahmin ettikleri adamsa kızın öldüğü odada yürüyordu. Evet yürüyordu, duvara çarpıyor bazen yere düşüyor bazen hafifçe sendeleyerek başka bir yöne doğru yürümeye başlıyordu. Adam sanki duvarlar veya başka hiçbir fiziki engel yokmuşçasına oradan oraya yürüyordu. Bedeni bir duvara çarpsa da ruhu sanki yürümeye devam ediyor gibiydi.

14.25
Kimus Kidariah hücreye atılmadan önce sağlık taraması için hasteneye götürüldü.
Psikolojik rahatsızlıkları olabilirmiş, doktor zihinsel hastalıklar bölümünde de test yapılması gerektiğini söyledi. Polis bunun için fazla vakit olmadığını, büyük ihtimalle kızına tecavüz etmiş bir adamı daha fazla dışarıda tutmak istemediklerini söyledi. Suç işleyenlerin psikolojisi normal olsa böyle şeyler yaparlar mıydı.  Zaten mahkeme için daha kapsamlı bir muayene istenecekti, şimdilik bu iğrenç adamı hücreye atmalıydılar.

17.53
Kimus Kidariah hücresinde yalnız değildi. 30’lu yaşlarında esrar sattığı öğrenilen bir adamla aynı hücreyi paylaşıyordu. Hücredeki tek banka genç adam uzanmış yatıyor, yaşlı adam da sırtını hücrenin duvarına vermiş yere bakıyordu.
Genç uyuşturucu satıcısı gözlerini yummuş, uyuyor görünüyordu. Kimus Kidariah hızlıca adama yaklaştı ve orta parmağını hızlıca genç adamın kapalı olan göz kapağına saplamaya çalıştı.

20.30
Kimus Kidariah artık tek başınaydı. Parmağını gözüne soktuğu adam yan hücredekilerin yanına alınmıştı. Adamın gözü neredeyse kör olacaktı. Adam, parmak gözüne girmeden fark etmişti ve gözünü kurtarmıştı. Sağ gözüyle kulağının arasında ucunca bir tırnak yarığı olmasına engel olamamıştı tabi.
Ucuz kurtulmuştu genç adam.

21.58
Sessizlik sonunda gelmişti. Yaşlı adam hariç mahkumların hepsi uyumuştu, uyumaması gereken polis memurlarından birkaçı da hafifçe kestiriyordu.

23.45
Polislerden biri gürültülü şekilde parmaklılara vurdu. Bağırarak diğerlerini çağırdı.
Kimus Kidariah başına beyaz, plastik bir poşet geçirmiş, yerde hareketsiz bir şekilde yatıyordu.
Hastaneden almıştı herhalde poşeti.
Üstü aranmasına rağmen poşete rastlanmamıştı o zaman.

00.00
Kimus Kidariah iğrenç bir adamdı. Ya da artık cesetti desek daha doğru olur.
Kafasına geçirdiği plastik poşet sayesinde ölmüştü.
İğrenç şeyler yapmıştı.
Hak ettiğinden daha iyi şekilde öldü aslında.
Öyle değil mi?

Öz kızına tecavüz etmiş ve onu öldürmüştü.