00.00
Kimus Kidariah iğrenç bir adamdı.
Biçimsiz suratı, kel kafası ve biranın alameti farikası bir
göbeği vardı.
Tüm bunlarla iyice çiğnenmiş ama sindirilememiş iğrenç bir
atığa benziyordu.
00.01
Kimus Kidariah yatağından kalktı. Kahverengi çarşaf, kalkarken
ayaklarına dolandı, neredeyse yatağın yanına düşüveriyordu. Çarşafı ayaklarıyla
sertçe çekiştirdi ve kenarları yatağın altına sıkıştırılmış çarşaf tamamen
yataktan ayrıldı. Anlaşılan uzun süredir yıkanmamıştı zavallı çarşaf. Yatağın
altında kalan yerleri hala beyazdı. Tıpkı yaz günlerinde kapalı kalan
yerlerimizin daha açık renkte olması gibi…
01.37
Kimus Kidariah buz dolabının kapağını açtı.
Buz dolabının ışığı uzun süredir yanmıyordu. Önemli de
değildi zaten. İçinde görmeniz gereken hiçbir şey yoktu, 6 tane bira şişesinden
başka.
Bir şişeyi eline aldı. Boştu. Normal zamanlarda boş şişeler
asla dolapta olmazdı. Evin diğer tüm yerlerinde olabilirdi ama dolapta asla.
Klozetin yanında; koltuğun altında, yanında veya üstünde; bir zamanlar
taşınabilir bir fırın olan ama şimdi salonda sehpa olarak kullanılan
fırın/sehpa nın üstünde… Ama asla dolabın içinde olmazdı.
05.41
Kimus Kidariah evinden çıktı.
Dışarısı pek soğuk değildi, mart veya nisan ayının, kıştan
sıkılıp bahar için dua ettiği günlerden birindeydi.
Sokakta servisin gelmesini bekleyen birkaç fabrika
işçisinden başka kimse yoktu. Lanet dünya, güneşten önce kalkıpta bütün gün
çalışan bu insanlar nedense dünyanın en yoksul insanlarındandı.
07.15
Kimus Kidariah griye boyanmış apartman kapısının önündeydi.
Ne zaman olduğunu hatırlamıyordu ama 52 yıllık hayatının bir yerlerinde bir
çocuğu olmuştu. Karen Kidariah.
Kapıyı çaldı.
08.27
Karen Kidariah 6 daireli bir apartmanda oturuyordu. Tek
yaşadığından evde pek fazla ses yapmazdı. Komşuları da pek bir memnundu kızdan.
Ama o gün tuhaf tuhaf sesler duyuyorlardı. Bir yürüme sesi
geliyor ardından tok bir çarpma sesi onun ardından kısa bir sessizlik oluyor
daha sonra aynı düzen tekrardan başlıyordu.
Adımlar, çarpma, sessizlik, tekrar adımlar, tekrar çarpma…
08.35
Karen’ın kapısına ilk önce apartmanın en yaşlı teyzesi-
meraklı onun için daha çok kullanılan bir sıfattı- geldi. Bir yandan zili
çalıyor bir yandan da eliyle kapıya vuruyordu.
08.39
Düzenli hale gelen yürüme ve çarpma seslerine bir de kapı
zili sesleri eklenince apartmanın birçok sakini Karen’ın kapısına toplandı. İlk
önce çilingir çağırmaya karar verdiler sonradan polisi aramanın daha mantıklı
olabileceğine karar verdiler.
09.10
Kimus Kidariah elleri kelepçeli halde polis arabasına
bindirildi.
Polisler eve girdiklerinde genç kızı tamamen çıplak halde
yerde yatarken buldular.
Tecavüz edilmişti.
Kızın babası olduğunu tahmin ettikleri adamsa kızın öldüğü
odada yürüyordu. Evet yürüyordu, duvara çarpıyor bazen yere düşüyor bazen
hafifçe sendeleyerek başka bir yöne doğru yürümeye başlıyordu. Adam sanki
duvarlar veya başka hiçbir fiziki engel yokmuşçasına oradan oraya yürüyordu.
Bedeni bir duvara çarpsa da ruhu sanki yürümeye devam ediyor gibiydi.
14.25
Kimus Kidariah hücreye atılmadan önce sağlık taraması için
hasteneye götürüldü.
Psikolojik rahatsızlıkları olabilirmiş, doktor zihinsel
hastalıklar bölümünde de test yapılması gerektiğini söyledi. Polis bunun için
fazla vakit olmadığını, büyük ihtimalle kızına tecavüz etmiş bir adamı daha
fazla dışarıda tutmak istemediklerini söyledi. Suç işleyenlerin psikolojisi
normal olsa böyle şeyler yaparlar mıydı. Zaten mahkeme için daha kapsamlı bir muayene
istenecekti, şimdilik bu iğrenç adamı hücreye atmalıydılar.
17.53
Kimus Kidariah hücresinde yalnız değildi. 30’lu yaşlarında
esrar sattığı öğrenilen bir adamla aynı hücreyi paylaşıyordu. Hücredeki tek
banka genç adam uzanmış yatıyor, yaşlı adam da sırtını hücrenin duvarına vermiş
yere bakıyordu.
Genç uyuşturucu satıcısı gözlerini yummuş, uyuyor
görünüyordu. Kimus Kidariah hızlıca adama yaklaştı ve orta parmağını hızlıca
genç adamın kapalı olan göz kapağına saplamaya çalıştı.
20.30
Kimus Kidariah artık tek başınaydı. Parmağını gözüne soktuğu
adam yan hücredekilerin yanına alınmıştı. Adamın gözü neredeyse kör olacaktı.
Adam, parmak gözüne girmeden fark etmişti ve gözünü kurtarmıştı. Sağ gözüyle
kulağının arasında ucunca bir tırnak yarığı olmasına engel olamamıştı tabi.
Ucuz kurtulmuştu genç adam.
21.58
Sessizlik sonunda gelmişti. Yaşlı adam hariç mahkumların
hepsi uyumuştu, uyumaması gereken polis memurlarından birkaçı da hafifçe
kestiriyordu.
23.45
Polislerden biri gürültülü şekilde parmaklılara vurdu. Bağırarak
diğerlerini çağırdı.
Kimus Kidariah başına beyaz, plastik bir poşet geçirmiş,
yerde hareketsiz bir şekilde yatıyordu.
Hastaneden almıştı herhalde poşeti.
Üstü aranmasına rağmen poşete rastlanmamıştı o zaman.
00.00
Kimus Kidariah iğrenç bir adamdı. Ya da artık cesetti desek
daha doğru olur.
Kafasına geçirdiği plastik poşet sayesinde ölmüştü.
İğrenç şeyler yapmıştı.
Hak ettiğinden daha iyi şekilde öldü aslında.
Öyle değil mi?
Öz kızına tecavüz etmiş ve onu öldürmüştü.