?

?

24 Kasım 2015 Salı

İyi olan Kötü'dür?

  Hafif bir nisan yağmurunun ıslattığı arnavut kaldırımlara, gece henüz yeni yeni düşmekteydi. Binaların varlığından dolayı artık asla görülemeyen güneş, uzakta ki yabani bir dağın ardına aheste aheste batmaktaydı. Aşağıda, şehrin boğucu buhranı arasında 'yoğunlukları' ve de 'meşguliyetleri' yüzünden boğulmak üzere olan insanlara nazaran, daha çok Eski Dünya'dandı. Daha çok yaşıyordu. Daha çok vardı.

  Düşüncelerim deliceydi. Bir anlığına gelişmiş ancak sanki sonsuzdan beri varmışçasına aklımda yer etmişti. 'Sonsuzdan beri?' Sonsuzdan beri de neydi? Aslında..

  Aslında aklımda olan düşünceler gerçekten de 'sonsuzdan beri' mevcuttu. Doğduğum topraklar, on dakika erken gittiğim için arkadaşımı beklerken okuduğum o dergi, uykumun kaçması dolayısıyla televizyonda gördüğüm haber.. 

  Tamam. İnandığım olgular karmaşık. Biliyorum. Ancak ben 'tane tane' anlatmayı pek beceremem. Az söyle çok şey söyleyemem. Beni anlaman için, önce beni okuman gerekecek. Hazırladığım tuzak, patlattığım bomba ve kurşunlara boğduğum insanlar. Ve de daha da önemlisi, hiçbirini gerçekte tanımamam. Hiçbirine içten bir kin gütmemem. Sahi..

  Sahi, kafam mı karışık? O yüzden mi düşüncelerim bulanık, gri? Yok, olan sadece var olmak mı? Yoksa kader? Peki ya yaratan?

   Of tamam, dinle; her şeyi en başından anlatacağım. Ve inan, noktasına kadar doğruyu yazacağım. Bir canlı bombanın psikolojisine gireceksin, anlayabiliyor musun, bu biraz bulanık olacak?

  Sadece biraz da. Sahi ben neredeyim?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder